e
sv

Kıskançlık Belasını Aşmanın Yolları Nedir?

1236 Okunma
avatar

orgami

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Son yıllarda biraz daha azalma olduysa da halen etrafta kriz geçiren, bunun için ilişkiyi mutlu bir şeyden çok işkenceye ve eziyete dönüştürebilen kıskançlık hikayeleri maalesef var. Onlar için birtakım yollar öneriye sunulmuştur..

Tek ve en etkili yolu kaybetmekten korkmamak dır.

Bunu sağlayabilmek için özgüven, özgüven için ise zaman, kendini fiziki, mental, mesleki, maddi ve manevi açıdan geliştirme, daha önce yaşanmış ve başa çıkılabilmiş ağır kayıp deneyimleri, kayıp yaşandığı taktirde en kötü senaryo için bir ‘b’ planı ve diğer insanlardan pozitif yönde alınmış bolca geri bildirimle katalize edilmiş yüksek ancak dengeli bir ego gerekmektedir.

Bakalım ünlü jedi bilgesi yoda, revenge of the sith’te, daha sonra sözünü dinlemeyip halt edecek Olan anakin efendiye bu konuda ne demiş:
“attachment leads to jealousy; shadow of greed that is…” Yani kıssadan hisse;
“Birilerine sadakat dışında bağımlı; müptela olursanız, bu durum kıskançlığa yol açar ve bu da açgözlülüğün; hırsın gölgesidir.”

O açıdan, sevdiklerinize; kıskanabileceğiniz insanlara olan bakışınız onların da ayrı birer birey olduğu yönünde olmalı ve ortak geçirdiğiniz zamanların beraberce mutlu geçmesinin ötesinde onların hayatıyla ilgili istekleriniz olmamalı; o kişinin sizi özgür iradesiyle seçmesini hırsınıza yenik düşüp engellememelisiniz. Bu yolda başka hayatları kısıtlamaya hakkınız yoktur; bu zorbalıktır.

Sonuçta her insan vazgeçilebilir olabilir; ama sevginiz, iyi niyetiniz içten ve kalıcı olmalıdır. zaten gerçek sadakati kısıtlama ve engellemeyle oluşturup sağlayamazsınız. ancak sadece o insan(-lar) mutlu olsun istediğiniz zaman bunları aşabilirsiniz; artık içinizde gereksiz kıskançlık olmaz, beraber huzurlu olma hissi uyandıracak karşılıklı bir sahiplenme ve dürüst bir sadakat olur.

Bütün bunlara rağmen de sizin sevginizin değerini bilemeyecek ve bu iyi niyetinizi kötüye kullanabilecek bir insan ise, ona bu fırsatı fazlasıyla verin ki; gerçek yüzü bir an önce ortaya çıksın, siz de gereksiz vakit kaybetmemiş olun.

Uzmanlar ne öneriyor?

Uzmanlar kıskançlık duygusunu yenmenin püf noktalarını şöyle açıklamış..

Başarılı anlarınızı düşünün..
Uzmanlar “kıskançliga kapıldığınızda, huzur içinde olduğunuz bir dönemi, severek yaptığınız bir işi anımsayın” diye öneriyorlar. Çoğumuz için kıskançlık, nabzımızda, soluğumuzda hissettiğimiz bir duygudur. O ani yaşayanlar bilir, insan sanki kilometrelerce koşmuş gibidir. Kimisi de “derinlere” dalar. Bir başkası karşısındakini didikler. Sinir küpüne dönerler, hatta şiddete başvuranlar vardır… Tepkiniz nasıl olursa olsun, kendinizi kontrol edebilmek için yapmanız gereken, duygularınızı tanımaktır. Diyelim ki, aşırı kıskançlık duymaya başladınız… Bir an durup bu duygunun nereden geldiğini, daha önce aynı şeyleri ne zaman hissettiğinizi bulmaya çalışın.. Hafızanızı şöyle bir yoklayın. Çocukken, annenizin çok istediğiniz halde bir başarınızda sizi övmediğini ya da kardeşlerinizi daha çok takdir ettiğini hatırlayacaksınız.

Kendinize güvenin..
Şimdi de, yetişkin bir insan olarak edinmiş olduğunuz duygusal olgunluktan yararlanarak duygularınızı makul hale getirmeyi deneyin. Örneğin, kendinize şunu telkin edin: “annem, güzel göründüğümü söylememiş de olsa, bunu muhakkak düşünmüştü.” zaten asil önemli olan, sizin simdi güzel olduğunuza inanmanızdır. özellikle kıskançlık-depresyon kısır döngüsüne düşmekte olduğunuzu farkettiğinizde atmanız gereken bir sonraki adim, elde ettiğiniz başarıları hatırlamaktır. Özgüveniniz giderek azalıyorsa, huzur içinde olduğunuz bir dönemi, mutlu geçen bir tatili, severek yaptığınız bir isi anımsamanın tam zamanıdır. Hafızanızı tazelemek için fotoğraf, defter, kitap gibi anılardan yararlanabilirsiniz. 

Başarılarınızı kaydedin
Hafızayı desteklemek için, başarılarınızın belgeleriyle dolu bir defter tutabilirsiniz. Güzel anılarla dolu bir kutuyu karıştırmak, sıkıntı ve umutsuzluklarınızı dağıtmanıza yardım edecektir. Sevdiğiniz şiirler, yakın arkadaşlarınızın fotoğrafları ya da tatillerde topladığınız deniz kabuklarıyla doldurabilirsiniz. Kendi benliğinize yönelmekten, onu şımartmaktan korkmayın. Kıvanç duyduğunuz bir olayı anımsamanın tadını çıkarın. herkesin böyle bir anisi vardır. Birçok kişi çocuklarıyla övünür, onlar sayesinde hayati daha hoş bulur. Bütün bunlar, kendinize biçtiğiniz değeri yükseltmenin, kötü bir döneminizde bile kendinizi iyi hissedebilmenin anahtarlarıdır. kıskançlık duymaya başladığınızda bunları hatırlamayı öğrenirseniz, davranış biçimlerinizi de değiştirmeniz mümkün olur. Eşinizle yolda yürürken, onun başka birine ilgi gösterdiğini görürseniz, hemen “düümeye basıp” kendinizi çekici bulduğunuz bir anı hatırlayın ve kafanızdaki bu resmin bozulmasına izin vermeyin.

Açıkça konuşmaktan kaçmayın..
Eğer eşinizin gözü sürekli karşı cinsin üzerindeyse, ona rahatsız olduğunuzu söylemek gerçekten gereklidir. Bazı kadınlar öfkelerini hiç dile getirmezler. Kocaları da onları sıkanın ne olduğunu bilemezler. Bu yapıdaki kadınlar aynanın karşısına geçip iç çekerler. Oysa bu mutsuzluğu dışına da yansıyacaktır. Unutmayın; kendinizi nasıl görüyorsunuz, dünya da sizi öyle görmektedir.

Araştırmacılar öyle diyor… Başarabilenin heykelini dikmek lazım.. 🙂