e
sv

Doğuda ‘İnsan’ Olmak

1479 Okunma
avatar

ykslslnts

  • e 2

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Doğu… Her zaman dizilere konu olmuş katı kuralları ve gelenekleriyle bildiğimiz doğu aslında nasıl bir yer?

Doğu insanı ne sandığımız kadar gaddar ne de insanlarının o dizilerde görünen kadar mutlu sonlara ev sahipliği yapan hikayeleri var. Doğuda herkes realist olmak zorunda büyüyor çünkü bu konum değişime açık değil. Yetmiş yaşındaki bir adam ne gördüyse nasıl yaşadıysa yirmilerindeki oğlu da onu devam ettirmek zorunda. Ayıp kavramı kişilerin kendi kurallarına göre oluşmuş olsa gerek, ailesinin yolunda yürümeyen, onun düşündüğünü düşünmeyen, yaptığını yapmak istemeyen ayıplanır, dışlanır ve kendini istemediği her şeyi yapıyor olarak buluverir.

Doğuda bildiğinizin aksine çok monoton bir hayat var. Doğarsın, büyürsün, baban, deden, annen hatta büyükannen gibi bir hayat yaşar sonunda da ölürsün. Herkesin hayatı aynıdır, herkes aynıdır. George Orwell’in 1984 adlı distopyasının yaşayan hali diyebiliriz. Tek düze ve aynı şeyleri düşünen, aynı kaderi tekrar tekrar yaşayan insan topluluğu. Doğuda kız olmanın zorluğunu bilmeyen yoktur. Bir çevren olmaz, arkadaşın olmaz, şansa bırakamazsın işini ya okur kurtulursun ya da evlenip kurtulmaya çalışırken bir bataklığa batarsın… Peki ya doğuda erkek olmak? Doğudaki genç erkeklerin de hüzünlü hikayeleri var bence. Doğudaki erkeklerin hayali olmaz. Erkek adam hayal kurmaz. Duyguları olmaz, hayatı olmaz. Robotlaşır, kendi için yaşamanın hazzına varamaz. Oysa doğudaki insanlara sorsak hepsi hayatından şikayetçi, monotonluktan bıkmış fakat değişimi ayıplamaya hazır, değiştirmeye cesareti olmayan fakat değişimi bekleyen insanlar… İnsan derken bile düşünmek zorunda kaldığım robotlar… Her yerde robot Sophialar var da fişlerini nasıl çekeceğimi bilmiyorum sanki. Bi’ o fişleri çeksek herkes uyanacak da… Neyse ayıplanmayalım şimdi. Doğuda kız ya da erkek olmak değil de düşünebilen insan olarak kalmak zor be.